Son yaprak da düştü

Son yaprak da düştü

Türk müziğinin son dönemde yetişmiş en önemli bestekârlarından Yıldırım Gürses, vefat etti. Böylece Türk müziği ağacından son yaprak da düşmüş oldu. Bir avuç insan tarafından toprağa verilen Gürses’in cenazesinde 300’ün üzerinde eser vererek meşhur ve zengin ettiği ünlüler yoktu. Ama zaten Yıldırım Gürses, çoğuyla ‘Cenazelerinde bile barışmam’ diyerek, bu dünyada bağını koparmıştı.

Yıldırım Gürses için ‘Maziye terk edilen ünlülerden biriydi’ demek ne kadar doğru bilmiyorum. Çünkü biz mi Yıldırım Gürses’i terk ettik, yoksa o mu bizi terk etti üzerinde durulması gereken bir konu. Yine üzerinde kafa yorulması gereken bir diğer husus da; ünlü bestekârı unutmayı yeğleyerek ona mı, yoksa kendimize mi kötülük ettiğimiz. Ne zaman Gürses, aramızdan ayrıldı; önce arabesk, sonra da pop belleğimizi teslim aldı. Yıllarca dillerden düşmeyen ‘Son Mektup’, ‘Gelmez Giden Günler Geri’, ‘Bir Kırık Kalp’, ‘Bir Garip Yolcu’, ‘Sonbahar Rüzgârları’, ‘Düşen Bir Yaprak Görürsen Beni Hatırla’ gibi parçalarının yerlerini teması olmayan, ruhsuz şarkılar aldı. “Affetmem Asla Seni” gibi herkesin diline doladığı, “Dertliyim Arkadaş” ve “Eller” ile “Gül Dudaklım” gibi herkesin repertuarında olan eserlerin yerine konanlar ise saman köpüğü gibi ömrü olmayan şarkılar nedense?

1965 yılı hem Yıldırım Gürses hem de Türk müziği için önemlidir. Hürriyet Gazetesinin Altın Mikrofon yarışmalarının Türk müziği için önemi tartışılmaz. ‘Batı müziğinin zengin teknik ve şekillerinden faydalanılarak yine Batı müziği aletleriyle çalınmak suretiyle Türk musikisine yeni bir yön vermek için hazırlanan’ ve daha ilk yılında Türk müziğine Yıldırım Gürses gibi bir müzisyeni armağan eden yarışmanın amacına ulaştığı söylenebilir. Kendi kuşağında pek çok ünlü isim gibi, 1965’te altın mikrofon yarışmasını kazanarak ünlenen Yıldırım Gürses’in kendi bestelediği ‘Gençliğe Veda’ şarkısı, 20 küsur yaşında bir gençten beklenmeyen bir eserdir. O zamanlar bu şarkının sahibine kuşkuyla bakanlara ise en güzel cevabı yine sanatçı verecektir. O tarihten 80’li yılların ortalarına kadar yaptığı sayısız beste ile, her dem gönüllere taht kuran ünlü bestekâr Yıldırım Gürses’in ardında bıraktığı yüzlerce eser; sadece kendisinin değil, popüler Türk müziğinin de 20. yüzyıldan 21. Yüzyıla bıraktığı tapu senetleridir. “Gençliğe Veda” adını geniş kitlelere duyuran ve Ankara Kazablanka Gazinosu’nun sahnelerinden İstanbul’a göçen Yıldırım Gürses, kısa zamanda Türk müziğinin aranan bestekârlarından biri olmuş ve arka arkaya plakları gelmeye başlamıştır. Kısa süre sonra bestelediği ‘Son Mektup’ sadece o dönemin değil, günümüzün de en sevilen eserlerinden biridir. Arkasından “Gelmez Giden Günler Geri…”, “Bir Kırık Kalp”, “Bir Garip Yolcu” ile zirveye tırmanışını sürdüren sanatçının “Sonbahar Rüzgârları” isimli eseri 1980’li yıllara damgasını vuran birkaç eserden biridir.

1980’li yılların başında ivme kazanan arabesk yapıtların karşı kulvardaki geçemediği tek rakibi Yıldırım Gürses’in “Affetmem Asla Seni”sinden başkası değildir. Yine bu şarkıya kol kanat geren diğer eserler de “Dertliyim Arkadaş”, “Eller”, “Gül Dudaklım” da sanatçıya aittir.

1990’larda eğer pop müziği, karşısında Yıldırım Gürses gibi iki isim bulsaydı ve bu dönemde Gürses müziğe küskün olmasaydı, şimdi bilinen bir iki ismin de şansı olmazdı herhalde. Bu ayrılığının sebebi neydi mi? Bir dostunun kulaklarına bunu kısaca şu cümlelerle fısıldamıştı: “Günümüzün müziğinde minicik bir tema şarkının sonuna kadar işleniyor. Bu da artık ritmin, temanın önüne geçtiğini gösteriyor. Oysa biz her zaman temaya büyük önem verdik. Örneğin; benim şarkılarımın her birinde, en azından 15 tane şarkı çıkaracak kadar geniş bir tema yapısı vardır. İşte bu yüzden; bu albümü sunarken, yaşayan müziğe bir alternatif olmasının yanında, bugünkü soundla gelişen teknolojiyi birleştirmek, hem güzel bir sound, hem güzel bir altyapı, hem de yaşayan neslin adresine uygun bir mektup yazmak istedim.”

Gürses, müzikten ayrı ancak 10 yıl dayanabildi. Yakın dostlarının araya girmesiyle geçtiğimiz yıl “Anılarla Yıldırım” isimli 22 parçalık albümle sevenleriyle hasret giderdi. Hayranları 300’ü aşkın bestesi olan bir sanatçının 22 parçalık bir albümüyle yetinmedi ve her fırsatta sanatçıdan yeni albümler beklediklerini dile getirdiler. Hazinesinde daha çok mücevherler taşıyan sanatçı eğer yaşasaydı; geçtiğimiz Pazartesi günü Folk Müzik tarafından dağıtımı yapılmaya başlanan Marşlar albümünü de görecekti. Ama nasip olmadı. Yıldırım Gürses’in göremediği bu albümde ‘Fetih Marşı’, ‘Mehmedim’, ‘Sakarya Destanı’, ‘Türkler Geliyor’, sözleri Mehmet Akif Ersoy’a ait ‘Ordunun Duası’, ‘Çırpınırdı Karadeniz’, ‘Akıncılar’, ‘Türküm Ne Mutlu Bana’, ‘Genç Osman’ ve ‘Osmanlıyız Biz’ isimli eserler bulunuyor.


Tarihinde Fatih C. Tarafindan Yazildi.

#Aksiyon



Bunlarda ilginizi çekebilir



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*